Yüzlerce kişi, Sivas Madımak katliamında hayatını kaybedenleri anmak için Kadıköy'de biraraya geldi. Yüzlerce kişi 17 yıl önce Sivas Madımak katliamında hayatını kaybedenleri anmak için Kadıköy'de biraraya geldi.
Yakın dönem Türkiye tarihinin en karanlık olaylarından Madımak katliamının 17. yıldönümünde Sivas'ta düzenlenecek anma töreni öncesi Alevi dernekleri ve çeşitli siyasi partilere mensup yüzlerce kişi İstanbul Kadıköy meydanında toplandı.
Madımak'ın müze olması yönündeki talep bir kez daha dile getirildi. Hükümetin Alevi açılımına eleştiriler yöneltildi.
Organizasyon komitesi adına konuşan Sadegül Çalış, Madımak'ın müze yapılması taleplerinin takipçisi olacaklarını belirtti.
Kadıköy'deki anma, katliamda hayatını kaybedenler için yapılan saygı duruşuyla sona erdi.
SİVAS'TA ANMA
Madımak katliamında can verenler anılıyor.
Madımak'ta yakılarak öldürülen aralarında aydın ve sanatçıların bulunduğu 35 kişi katliamın 17. Yıl dönününde törenlerle anılacak. Sivas'ta ayrı grup anma programı yapacak. Anma programına katılan gruplar kamulaştırma kararı çıkan Madımak Oteli levhasını bu yıl son kez görecek. Madımak katliamında can verenler anılıyor.
Tarih 2 Temmuz 1993. Pir Sultan Abdal şenlikleri için Sivas'a giden sanatçı ve aydınların kaldığı Madımak Oteli ateşe verildi.
Tarihe "kara bir leke" olarak geçen katliamda otelde bulunan 35 kişi yanarak can verdi. Çıkan olaylarda iki gösterici hayatını kaybetti. Katliamın üzerinden tam 17 yıl geçti. Sivas'ta yakılanlar unutulmadı.
Sivas katlimanda ölenler için yurdun birçok yerinde anma gösterileri yapılacak. Ancak anma gösterilerinin merkezi ise Sivas olacak. Kentte 3 ayrı anma etkinliği düzenlenecek. İlk olarak CHP tarafından anma programı gerçekleştirilecek. 15 CHP milletvekili anna için Sivas'ta olacak.
İkinci etkinlik ise Cem Vakfı Sivas Şubesi tarafından gerçekleştirilecek. İl dışından gelerek anma programı düzenleyecek diğer alevi derneklerine katılmayacak olan Cem Vakfı kentteki bazı sivil toplum örgütleri ile ayrı anma programı düzenleme kararı aldı.
Son etkinlik ise yine Alevi dernekleri ve vakıfları tarafından yapılacak. Geniş katılımlı olması beklenen son etkinlik için gruplar Ethembey Parkı önünde toplanın Madımak Oteli'ne gidecek.
Kamulaştırılan Madımak Otelin müze olması istenecek. Madımak Oteli, bu isimle son kez anma etkinliklerine sahne olacak.
Anma etkinlikleri için kentte geniş güvenlik önlemi alndı. Uzun bir aradan sonra 2 Temmuz'un olayların çıktığı 1993'teki gibi cuma gününe denk gelmesi nedeni ile önlemler artırılacak.
Bu nedenle kent merkezi ve etkinliğin yapılacağı bölgeye yakın olan camilerde de tedbir alınarak cuma namazından çıkan gruplar ile etkinliğe gelenlerin karşılaşmaması sağlanacak. Anma etkinliğine katılacakların geçiş güzergahlarındaki direklere ve Madımak Oteli'nin önüne yeni MOBESE kameraları takıldı, poliste izinler iptal edildi.
Diyarbakır'da, yürüyüş ve oturma eylemi gerçekleştirdikten sonra bağlamalarını yere bırakan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği üyeleri, Sivas'ta, 1993 yılında Madımak Oteli'nde yakılarak katledilen 35 kişiyi andı.
Sivas'ta, 2 Temmuz 1993'te Madımak Oteli'nin yakılması sonucu 35 kişinin ölümüyle sonuçlanan olayların 17'nci yıldönümünde, Diyarbakır'da yürüyüş ve oturma eylemi gerçekleştiren Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, BÜŞAK-Der ve Eğitim Sen, katliamda hayatını kaybedenleri andı. Ofis Semti'ndeki Sanat Sokağı'nda toplanan 100 kişilik grup buradan Ekinciler Caddesi'ne yürüdü. Bağlamaların taşındığı, Madımak Oteli'nde yakılarak öldürülen 35 kişinin fotoğraflarının olduğu pankartının açıldığı yürüyüşe katılanlar, 'Faşistler yaktı, devlet baktı', 'Madımak utanç müzesi olacak' şeklinde sloganlar attı. 'Madımak'ı Unutmadık', 'Madımak Müze Olsun' yazılı dövizlerin açıldığı yürüyüşün ardından gerçekleştirilen basın açıklamasında konuşan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Cafer Koluman, katliamda birinci derecede rol üstlenen katillerin Avrupa'da tatil yaptığını söyledi.
Koluman, tekbir getiren faşist sürüsünün bu pervasızca cesareti kimlerden aldığını merak ettiklerini belirterek, "AKP hükümetinin 'Alevi açılımından' muradı, Alevileri Diyanet İşleri Başkanlığı ve ilahiyatçılara tanımlatarak nihai bir asimilasyon yapmaktan öteye gidememiştir" dedi.
İHD : 'Madımak Utanç Müzesi olsun'
İnsan Hakları Derneği(İHD) Madımak Oteli’nin “Utanç Müzesi” olmasını istedi.
İHD tarafından yapılan açıklamada, Sivas Katliamı’nın üstünden 17 yıl geçmesine rağmen, sonrasında oluşan koşulların katliamın toplumsal barıştaki olumlu etkilerini hala güçlendiremediği belirtildi.
Türkiye’de yaşayan tüm bireylerin benzer acıları yaşamaması için ayrımcı, yok edici yaklaşımların son bulması gerektiği vurgulanan açıklamada, “Bu olayın toplumsal barışta yaptığı tahribat hala atlatılabilmiş değil. İnsan hakları savunucuları olarak, bu olayın gerçek sorumlularının ortaya çıkarılmasının önemini, insan hakları ve demokrasi sorumluluğunu yüklenmesi gereken siyasi iktidara bir kere daha hatırlatarak Alevilerin ve insanlığın Sivas katliamı ile yaşadığı travmanın ortadan kaldırılması için Madımak otelinin müze yapılması gerektiğini belirtiyoruz” denildi.
Madımak Oteli’nin “Utanç Müzesi” olmasını isteyen dernek, açıklamasında “Olsun ki insan yaşamına bu kadar vahşi ve acımasızca son verebilen zihniyet, bu ülkenin tarihine, insanlığa nasıl bir zulüm ve vahşet yaşattığını anlayabilsin” diye kaydetti.
MADIMAK UTANÇ MÜZESİ OLSUN
Sivas Katliamı’nın üstünden 17 yıl geçti. 35 insanımızın katledilmesi ve sonrasında oluşan koşullar bu olayın toplumsal barıştaki olumlu etkilerini hala güçlendirebilmiş değil.
Bu ülkede yaşayan tüm bireylerin benzer acıların yaşamaması için, ayrımcı, yok edici yaklaşımların son bulması gerekmektedir. Bu olayın toplumsal barışta yaptığı tahribat hala atlatılabilmiş değil.
İnsan hakları savunucuları olarak, bu olayın gerçek sorumlularının ortaya çıkarılmasının önemini, insan hakları ve demokrasi sorumluluğunu yüklenmesi gereken siyasi iktidara bir kere daha hatırlatarak Alevilerin ve insanlığın Sivas katliamı ile yaşadığı travmanın ortadan kaldırılması için Madımak otelinin müze yapılması gerektiğini belirtiyoruz.
Madımak Oteli “Utanç Müzesi” olsun. Olsun ki insan yaşamına bu kadar vahşi ve acımasızca son verebilen zihniyet, bu ülkenin tarihine, insanlığa nasıl bir zulüm ve vahşet yaşattığını anlayabilsin.
EMEP: "Sivas'ı Unutmadık, Unutmayacağız"
EMEK PARTİSİ 2 TEMMUZ BASIN AÇIKLAMASI
Türkiye’nin karanlıkta bırakılan tarihinde yer alan siyasi tertiplerden en acımasızı denebilecek, 35 aydın, emekçi, ilerici insanın canına kıyılan Sivas katliamı 17. yılında Türkiye’nin birçok kentinde anılıyor.
Bundan 17 yıl önce, 2 Temmuz 1993’te, Sivas’ta, aydın ve sanatçıların kalmakta olduğu Madımak Oteli’nin kuşatılarak ateşe verilmesi büyük bir vahşete neden oldu. Asım Bezirci, Nesimi Çimen, Muhlis Akarsu, Metin Altıok, Hasret Gültekin, Asaf Koçak, Behçet Aysan, Edibe Sulari'nin de aralarında bulunduğu 35 kişi yanarak veya dumandan boğularak yaşamını yitirdi.
Sivas katliamı “tek dil, tek din, tek millet” diyen, farklı dillere, inançlara ve farklı kültürlere tahammül göstermeyen egemen sistemin, gerici güçleri kışkırtarak işlettiği bir saldırısıdır. Anadolu’nun bir halklar ve kültürler mozaiği olduğunu kabul etmeyen ırkçı, şoven ve faşist güçlerin gerçekleştirdiği katliamın gerçek sorumluları hala açığa çıkarılmadı.
Sivas Davası yeniden açılmalı, Saldırıya göz yuman sorumlular hakkında soruşturma açılmalıdır.
Sivas katliamı da, Malatya, Maraş, Çorum, Gazi Mahallesi, 1 Mayıs 77, Beyazıt katliamları gibi karanlıkta kalmış, arkasındaki güçler açığa çıkarılmamıştır. Süleyman Demirel, Cumhurbaşkanı, Tansu Çiller, Başbakan, Erdal İnönü’nün, başbakan yardımcısı olduğu DYP-SHP koalisyonu döneminde işlenen Sivas katliamı karşısında seyirci kalınmakla yetinilmemiş, Başbakan Tansu Çiller, "Çok şükür, otel dışındaki halkımız bir zarar görmemiştir" diyerek, katliamı adeta onaylamıştır.
Sivas katliamının sorumlusu olarak sadece kışkırtılıp kullanılan bir bölüm isim cezalandırılmıştır. Ancak katliama seyirci kalan, 2 Temmuz günü Sivas Kültür Merkezi’ne yönelik saldırı karşısında ve Madımak Oteli’nin kuşatılıp ateşe verilmesinde seyirci kalan devletin ‘Güvenlik Güçleri’ ve bu güçlerin sorumlusu olan makamlarda oturanlar hakkında hiç bir soruşturma açılmamıştır. Baskının, ayrımcılığın ve sömürünün devam etmesinden yana olan güçler, işlenen katliamların üzerindeki karanlık perdeyi muhafaza etmeyi, halkları düşmanlaştırmayı kendi varlık nedenleri, iktidarlarının garantisi olarak görmeye devam ediyorlar.
Türkiye demokratikleşmeli, inançlar arasındaki ayrımcılığa ve ayrıcalığa son verilmelidir
· Başta Sivas Katliamı olmak üzere, Türkiye tarihindeki tüm provokasyonlar, tertipler, cinayetler, 12 Eylül askeri darbesi başta olmak üzere bütün darbeler, plan ve girişimler soruşturulmalı darbeciler, sorumlu kurum ve kişiler açığa çıkarılmalı ve cezalandırılmalıdır.
· İnanç ayrıcalıkları, inançlar üzerindeki baskı ve ayrımcılık son bulmalı Aleviler başta olmak üzere tüm inanç gruplarının laiklik kapsamındaki tüm hak ve özgürlük talepleri karşılanmalıdır.
· Kontrgerilla hakkındaki araştırma ve yargılama hiçbir yasayla sınırlandırılmamalı arşivler ve ‘kozmik odalar’ açılmalı, JİTEM, Özel Harp Dairesi, Özel Kuvvetler, Koruculuk dağıtılmalı, polise öldürme ve işkence yetkisi veren tüm yasalar demokratikleşmelidir.
· Karanlıkta kalan tüm olayların araştırılması için parlamento dışı kurumlardan aydınlardan, emek ve meslek örgütlerinden oluşan bağımsız, yetkilerle donatılmış ve sadece halka karşı sorumlu olan gerçekleri açığa çıkarmakla görevlendirilen bir komisyon kurulmalıdır. Bu komisyon karanlıkta kalan tüm davaları araştırmalı, belgeleri incelemeli ve sonuçlandırmalıdır.
· Silahlar susmalı, barış ve diyalogun yolu açılmalıdır. Kürt halkı kendi kaderini belirleme hakkına sahip olmalı, Kürt sorununun tam hak eşitliği temelinde çözümü, birlikte yaşam için demokratik adımlar atılmalıdır.
EMEK PARTİSİ GENEL MERKEZİ
ODTÜ emekçilerinden 2 Temmuz etkinliği
ODTÜ Emekçileri 30 Haziran Çarşamba günü öğle arasında MM-25 salonunda 2 Temmuz 1993 Sivas Katliamı ile ilgili bir etkinlik düzenledi.
ODTÜ emekçileri adına bir emekçi yaptığı açılış konuşmasında, gericiliğin iktidarlar tarafından her zaman sosyalizm tehlikesine karşı kullanıldığını ve Maraş, Çorum ve Sivas katliamlarının bunun örnekleri olduğunu ifade etti. Sivas’ta yapılanların ortaçağ karanlığını aratmadığını ve oradaki katliamın sadece Alevilere yönelik olmadığı, ilerici düşün insanlarına ve aydınlık geleceğe yapıldığını söyleyen ODTÜ emekçisi, bu katliamlara karşı sadece insani duyguların yetmediğini ve AKP’ye karşı siyasi bir mücadele verilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Konuşmanın ardından ODTÜ Bilgi İşlem çalışanlarının 2 Temmuz 1993 Sivas katliamı belgeselinden derledikleri 10 dakikalık bir bölüm gösterildi. Ardından AKP’nin kısa film yarışmasına karşı Nazım Hikmet Kültür Merkezi tarafından düzenlenen Kısa Film Dayanışması’nda yer alan iki kısa film gösterildi.
Gösterimin ardından söz alan bir emekçi, müzisyen oğlunun da 2 Temmuz’da Madımak’da olduğunu fakat kurtulmasına rağmen yaşadığı buhranı atlatamadığını söyledi.
Etkinlik, emekçilerin söz almasından sonra 2 Temmuz’da Sivas’ta Madımak Oteli önünde 33 aydını yakan gerici zihniyetten ve onun temsilcisi AKP’den hesap sorma çağrısı ile sonlandırıldı.
Avcılar halkı Sivas'ı unutmadı
Sivas katliamının 17’ini yılında, Madımak’ta yaşamını yitirenler İstanbul Avcılar’da düzenlenen bir yürüyüş ile anıldı.
Avcılar Halkevi, Barış ve Demokrasi Partisi, Özgürlük ve Dayanışma Partisi ve Demokratik Haklar Federasyonu’nun çağrısıyla Avcılar Marmara Caddesi’nde düzenlenen yürüyüş, Havuz önünde yapılan basın açıklaması ile devam etti. AKP'nin “Alevi Açılımları”nın ikiyüzlülüğüne değinilen açıklamada, halkı yoksullaştıranların, eğitim-sağlık hakkını elinden alanların, emekçileri işsiz olmaya veya güvencesiz çalışmaya mahkum edenlerin bu halkın gerek ekonomik gerek kültürel hiçbir sorununu çözemeyeceği belirtildi.
Eylem şiir ve müzik dinletileriyle son buldu.
Halkevleri: Sivas'ı unutmadık unutturmayacağız
Halkevleri, İstanbul'da 2 Temmuz eylemi yapacak.
Halkevleri, Sivas katliamının yıldönümünde yaptığı açıklamada "Bizler Sivas Katliamı’nda katledilen insanlarımızı da, katledenleri de 17 yıldır unutmadık. Şenlikler öncesi otel önüne “kaldırım yapılacak” diye taş yığanları, çevre ilçelerden gerici, faşistleri Sivas’a getirenleri unutmadık! “Müslüman mahallesinde salyangoz satıyorlar” diyerek yalanlarla dolu bildiri dağıtanları unutmadık! İnsanlarımızı diri diri yakanları unutmadık! “Münferit bir vaka, ağır tahrik var. Bu tahrik sonucu halk galeyana gelmiş...” diyen Demirel’i, saldırganlardan kimsenin burnunun bile kanamadığını söyleyen Tansu Çilleri, o dönem iktidarda olup sadece sızlanmakla yetinen sosyal demokrat geçinenleri unutmadık! “Gazanız mübarek olsun” diyerek kışkırtan Sivas belediye başkanı Temel Karamollaoğlu’nu unutmadık!" denildi.
Açıklamada "Ve elbette AKP’nin gericiliğini, 2 Temmuz’da katleden zihniyetin AKP iktidarını kuran zihniyet olduğunu, 2 temmuz sanıklarının avukatı Hayati Yazıcı’ının AKP’nin bakanı olduğunu biliyoruz!" denildi.
Halkevleri, 2 Temmuz Cuma günü saat 13:00'te Zincirlikuyu Köprüsü altında buluşarak, Asım Bezirci'nin mezarına yürüyecek.
İzmit'te 2 Temmuz hazırlıkları
Sivas’ta, yakılarak öldürülen 33 aydın için bir anma yürüyüşü ve töreni de, Alevi Kültür Dernekleri Kocaeli Şubesi öncülüğünde yapılacak.
2 Temmuz Sivas katliamın 17. yıl protestosunda Merkez Bankası önünde topanılıp, Sabri Yalım Parkı’ndaki İnsan Hakları Anıtı’na kadar yürünecek. Burada yapılacak açıklamayla, yakılarak öldürülen aydınlar bir kez daha anılacak.
Göz boyanıyor
Alevi Kültür Dernekleri Kocaeli Şube Başkanı Doğan Demir, anmaya ilişkin açıklamasında, “Sivas Katliamı, bu ülkenin en büyük lekelerinden biri olup, tüm çabalara rağmen sorumluları halen teşhir edilebilmiş ve toplumsal yaranın kanaması durdurulabilmiş değildir” dedi. Madımak Oteli’nin müzeye dönüştürülmesi konusunda siyasetçilerin sözlerini yerine getirmediğini de savunan Demir, ‘’AKP Hükümeti, Alevileri asimile etmeye çalışıyor. Alevi açılımı adıyla yürütülen çalışmalar göz boyama siyaseti olup, fiyaskoyla sonuçlandı” diye konuştu.
KESK ve DİSK’e bağlı bazı sendikalar, bazı sol siyasi partiler, demokratik kitle örgütleri ve kentteki cemevleri üyelerinin destek vereceği anma yürüyüşü yarın saat 18.00’de Merkez Bankası önünden başlayacak.
Madımak Oteli'nde Ölenler Adıyaman'da da Anıldı
Pir Sultan Abdal Derneği Adıyaman Şubesi tarafından Sivas'ta ki Madımak Otel'inde hayatını kaybeden kişiler anıldı.
İnsan Hakları Derneği toplantı salonunda gerçekleştirilen anma etkinliği saygı duruşu ile başladı. Sivas yöresine ait türküler seslendirildi.
Etkinlikte konuşan İnsan Hakları Derneği Şube Başkanı Osman Süzen, Madımak Oteli'nde yaşananlardan dolayı insanlıkların insanlığından ürktüklerini belirterek, "Bu zihniyete ve bu sisteme içimizden isyan ediyoruz. Madımak Oteli'nde yaşananlar bu ülkede hayal kırıklığı yaratan olaylardan birisidir. Bu sadece Alevi mezhebinin acısı değildir, öyle görülmemelidir" dedi.
Pir Sultan Abdal Derneği Adıyaman Şube Başkanı Mahmut Yapıcı, Sivas'ta yaşanan olayların üzerinden 17 yıl geçtiğini ve bu olayın hala aydınlatılamadığını belirterek, bu olayın aydınlatılmamasında kasıt olduğunu iddia etti.
Sivas Demokrasi Platformu'nun Madımak'ı anma programı
Sivas Demokrasi Platformu, 17 yıl önce Madımak Oteli yangınında hayatını kaybeden 35 kişiyi anma programı düzenliyor. Program yarın saat 11.00'da Ethembey Parkı önünden başlayacak.
Programa göre, KESK ve gençlik örgütlerinden oluşan birinci grup 2 Temmuz Cuma günü saat 10.00'da Eğitim-Sen Şubesi önünde toplanarak Kepenek Caddesi üzerinden yürüyüşe geçerek Ethem Bey Parkı önünde toplanacak. Alevi Bektaşi Federasyonu, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Alevi Kültür Derneği, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Derneği ve Vakfı, TKP ve köy derneklerinden oluşan ikinci grup ise Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Şubesi önünden saat 10.30'da yürüyüşe geçerek Ethem Bey Parkı önünde diğer grupla bulaşacak. Her iki grup saat 12.00'de kortej oluşturarak Mevlana Caddesi üzerinden yürüyüşe geçecek. Atatürk Anıtı'na çelenk koyacak olan gruplar, buradan Madımak Oteli'ne yürüyecek.
Burada Sivas Demokrasi Platformu, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Avrupa Alevi Dernekleri, Alevi Bektaşi Dernekleri adına birer kişi ve otelde hayatını kaybedenler adına bir kişi açıklama yapacak. Anma etkinliği Madımak Oteli önündeki törenin ardından sona erecek.
Bayraklı'da Sivas'ı Anma Etkinlikleri
Bayraklı Belediyesi bundan tam 17 yıl önce Sivas Madımak Otel’de yanarak can veren 35 aydın, ozan ve otel görevlilerini anıyor. 3 Temmuz Cumartesi günü bir kez daha özgürlük, demokrasi ve barışa çağrıda bulunarak, Onur Mahallesi Atatürk Açıkhava Tiyatrosu’nda düzenlenecek anma töreni ve Sabahat Akkiraz konseriyle yitip giden değerler hatırlanacak.
Sivas’ta aydınlık gelecek hedef alındı
Tam 17 yıl önce Sivas’ta gerçekleşen olayların birçok aydın insanı aramızdan almasının çok ötesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ “Ellerinde sadece sazları ve sözleri olan insanlar hedef alındı. Sivas’ta sadece aydınlık geleceği dillendiren bu insanların katli, halkların kardeşliğini hedef alan ve hala varlığını sürdüren karanlıktır. Bayraklı bu karanlık zihniyete karşı, barış ve kardeşlik mesajı vermeye devam ediyor. Bu ve tarih boyunca yaşanan Çorum ve Maraş gibi katliamlar unutturulmadıkça, köklü çözümleri beraberinde getirecektir” dedi.
Bayraklı Anadolu’nun mozaiği
Bayraklıyı da tam bir Anadolu mozaiği olarak nitelendirmek gerektiğini belirten Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ “Hangi din, dil ırk ya da mezhepten olursa olsun tüm halkların barış ve demokrasi zemininde yaşaması gerekiyor. Bayraklı bu anlamıyla bakıldığında yıllardır büyük bir zenginlik içeriyor. Birçok kültürü bir arada barındırıyor. Belediye olarak, Bayraklı’nın etnik ve kültürel zenginliğini fırsat olarak değerlendiriyoruz. İlçemiz bu zenginliğini örnek bir demokrasi anlayışıyla taşıyabilmektedir. Bayraklı yaşayanları, kardeşlik duygusunun pekiştiği bir aradalık sergilemekteler. Ben inanıyorum ki, bu güç Bayraklı’ya artı olarak dönecektir” diye konuştu.
Sabahat Akkiraz konser verecek
Bayraklı Belediyesi, Alevi Kültür Dernekleri Bayraklı ve Karşıyaka Şubeleri, Pir Sultan Abdal Dernekleri İzmir Şubesi, Yöre ve İnanç Dernekleri ortaklığıyla düzenlenen anma etkinliği saat 20.00’de başlayacak. Tüm İzmir halkının davetli olduğu ücretsiz organizasyon açılış konuşmalarının ardından semah gösterisiyle başlayacak. Programda daha sonra Türk Halk Müziğinin büyük yorumcusu Sabahat Akkiraz sahne alacak. Akkiraz, gecede birbirinden güzel türkülerini yitip giden yurttaşlar için seslendirecek.
“Madımak’ı unutma, unutturma” paneli düzenlenecek
Bayraklı Belediyesi Kent Konseyi, 4 Temmuz Pazar günü saat 16.00’da Postacılar İsmet İnönü Kültür Merkezi’nde, “Madımak’ı unutma, unutturma” paneli düzenleyecek. Bayraklı Belediyesi Kent Konseyi Başkanı Ali Çelik’in yöneteceği panelde Avrupa Alevi Kültür Birlikleri Konfederasyonu Genel Başkanı Turgut Öker, Alevi Kültür Dernekleri Eğitim Sekreteri – Yazar Turan Eser, Pir Sultan Abdal Dernekleri Genel Başkanı Fevzi Gümüş, Yazar Aydoğan Yavaşlı konuşmacı olarak katılacak.
DSP Madımak Anma Törenine Katılacak
Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Sekreteri ve Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi başkanlığındaki DSP heyeti, yarın (2 Temmuz 2010 Cuma) Sivas’a gidecek ve 17 yıl önce Madımak Oteli’nde meydana gelen katliamda yaşamını yitiren aydınlar için düzenlenen anma etkinliklerine katılacak.
Heyette, Erçelebi ile birlikte DSP Başkanlık Kurulu üyeleri, DSP’li milletvekilleri bulunacak.
AVF'DEN AÇIKLAMA
ORTAK BASIN AÇIKLAMASI
2 Temmuz 1993’te aydın insanlarımıza ve sanatçılarımıza yapılan saldırı, ülkemizin ve insanlığın tarihine bir kara leke olarak girmiştir. 2 Temmuz olayları ve MADIMAK OTELİ katliamının acıları o günden bugüne ülkemizde toplumsal vicdanın önemli yaralarından birisi olmuş, Alevi – Sünni, inanan – inanmayan, farklı siyasi görüşlere sahip her vatandaşın belleğinde yer etmiştir.
Gerek ülkemizin, gerekse Sivas’ın onuruna büyük bir leke süren bu olayda kaybettiğimiz canları anmak, bu insanlık dışı saldırıyı kınamak, hangi siyasi görüşe sahip olursa olsun tüm aydın vatandaşlarımızın ortak tavrı ve davranışı olmuştur.
Madımak olaylarında sadece Aleviler canlarını yitirmemiş, Alevisi Sünnisi ile vatandaşlarımız ve bireysel özgürlüklerimiz saldırıya uğramıştır. MADIMAK gerçeğinin toplumsal tarih ve bellekte yerini alması için 17 yıl boyunca gelip geçen yönetimlerin gayret göstermemiş olmaları, yaşamlarını yitirenlerin yarısı Sünni kökenli yurttaşlarımız olduğu halde, sorunun bir Alevi sorunu gibi algılanmasına da yol açmıştır. Oysa sorun bir Alevi sorunu değil, bir insanlık sorunudur. Sorunun üzerine gitmeyen yönetimler, toplumumuzda daha derin ayrışma, kamplaşma, sürtüşmeler yaratmaya açık bir alan yaratmış, ancak Alevi olan olmayan, tüm Sivaslı ve aydın vatandaşlarımızın gayretleri, sağduyuları ve anlayışları ile sorunun yeni çatışmalara neden olması bugüne dek engellenebilmiştir.
İçinde bulunduğumuz yıl yapılan çalışmalar sonucunda MADIMAK OTELİ’nin kamulaştırılması kararı verilmiş ve kamulaştırma gerçekleştirilmiştir. 17 yıllık akıl almaz duyarsızlığa ve vurdum duymazlığa bir son veren Devlet Bakanlığı yetkilileri ve Sn. Faruk Çelik’e bu çok gecikmiş adımı attıkları için teşekkür ediyoruz. Bu olumlu adımın hemen ardından, zaman geçirmeden MADIMAK’ın toplumsal yaşamımızda ve belleğimizde yeni gerginliklere yol açmayacak, intikam duygularını körüklemeyecek, ama olayın ciddiyetini ve ağırlığını da unutturmayacak düzenlemeler ile kabul edilebilir, kalıcı bir çözüme ulaştırılmasını yürekten diliyoruz.
İnanılmaz bir vahşetle 37 cana malolan bu olayı unutmamak bu ülkenin vicdan sahibi tüm bireylerinin ortak sorumluluğudur. Malatya, Çorum, Maraş olayları ile, MADIMAK, Gazi ve Ümraniye olayları ile ülkemizde çatışmalar yaratarak karanlık emellerine ulaşmak isteyenler, geçmişte olduğu gibi, bugün ve yarın da bu eylemlerine devam edeceklerdir. Bunlar karşısında bizim görevimiz her zaman olduğu gibi Cumhuriyet’in temel değerlerine sahip çıkmak, Atatürk ilke ve devrimlerinin yol göstericiliğinde Çanakkale’yi savunan, Kurtuluş Savaşı’nı gerçekleştiren ve cumhuriyetimizi yoktan var eden bilinci korumak, bu bilinci genç kuşaklara aktarmak olmalıdır.
2.Temmuz’un 17. yılında bir kez daha yüreğimiz yanarak, laik ve demokratik cumhuriyeti yıkma provasında yaşamlarını ülkelerine hediye etmiş olan canlarımızın aziz anıları önünde saygı ile eğiliyor, böylesine insanlık dışı olayların dünyanın hiç bir yerinde, hiç bir zaman yaşanmamasını diliyor, bu olaylara neden olanları, destek verenleri tüm varlığımızla kınıyoruz.
Benzeri cinayet ve katliamların yaşanmayacağı, özgür, demokratik, laik ve çağdaş bir Türkiye için barış içinde, hukukun ve demokrasinin üstünlüğü hedefimize doğru ilerlemeye devam edeceğimizi, dün olduğu gibi bugünde yurdumuza ve halkımıza ihanet içinde olan güçlerin karşısında yurtsever, aydınlık ve çağdaş güçler olarak durmaya devam edeceğimizi kamuoyumuza duyururuz.
2010 yılında MADIMAK ANMA törenimizde bizlerle beraber olmayı seçen tüm Sivil toplum kuruluşlarına, Siyasi parti temsilcilerine ve dostlarımıza sükranlarımızı sunuyor, barış ve mutluğa ancak elbirliği, diyalog ve demokratik hakların geliştirilmesi ile ulaşılabileceğine inancımızı yineliyoruz.
CHP'li kadınlar herkesi Sivas Madımak'ta buluşmaya çağırıyor
CHP İstanbul İl Kadın Kolları Basın Açıklaması
“Geçmişte Aleviler, şehir meydanlarında diri diri yakılırdı. Bugün devasa boyutlara ulaşan ateş, Aleviliğin kendisini eritiyor. Muradımız bir damla su olup bu ateşin üzerine düşmektir.”,
2 Temmuz 1993 Sivas’ta Madımak Oteli ateşe veriliyor. Otelde CANLARIMIZ yanıyor. Sivas koca bir kent. Bu koca kentte onbinlerce polis, onbinlerce asker var. Buna rağmen bu koca kentte onlarca insan tüm dünyanın gözleri önünde diri diri yakılıyor.
Sivas Katliamı’nı yaşayalı tam 17 yıl oldu. Yaramız hala çok derin. Mağdurların içi hala yanmakta… Maşa olarak kullanılan katillerin ise çoğu salıverildi. Maraş, Çorum, Tokat, Malatya, Kırıkhan, Sivas, Gazi… Aleviliğin yaşadığı bu katliamlar üzerine hazırlanan senaryolar hep aynı. Alevilere yönelik bunca katliamın sebebi ortaya konunca bu vahşetlerin neden yapıldığı ortaya çıkacaktır.
Alevilik, biat kültürüne karşı çıkmaktır. Alevilik direniştir, isyandır, özgürce yaşama duyulan özlem ve çabadır. Barışçıl bir yaşamı hedef alan, çağdaşlaşmayı, güncelleştirmeyi amaçlayan Alevi CANLAR ise güzellikle yaşamayı hak ederken ne yazık ki katliamlara maruz bırakılmışlardır. Toplumsal muhalefeti ve sol hareketi sindirmek, metropollerde yükselen özgürlük mücadelesini önlemek üzere derin devlet, kontrgerilla ve faşist, gerici güçlerin işbirliğiyle düzenlenen Madımak Katliamı ne yazık ki 35 masum insanımızın yaşamına mal olmuştur. Gerici, sağcı iktidarlar ile onların işbirlikçilerinin, Diyanet’in, camilerin Kuran kurslarının, İmam Hatip okullarının ektiği ve koruyarak yetiştirdikleri bir tohumdur Sivas Katliamı. Böyle tohumun ürünü ise Alevi canlarımız için ve tüm insanlık için kan ve gözyaşı olmuştur. Sivas Katliamının uygulayıcıları olan piyon katiller bugün ellerini kollarını sallaya sallaya, özgürce ortalıkta dolaşmaktadırlar. Maalesef Madımak Oteli’nin önüne koyulan kamyon taşı, yangından 20 dakika önce gelen oteldekileri korumakla sorumlu olan askerlerin otelden uzaklaştırılmaları, olay yerine güvenlik güçlerinin geç gelmesi, tüm bunlar, olayın maalesef önceden planlandığının delilleridir.
İnsanlık tarihinde din adına işlenen böylesine bir vahşet daha görülmemiştir. İslamcılar Alevilere karşı kışkırtılırken, devlet olayların çığrından çıkmasına seyirci kalmıştır. Gerici, faşistler saldırıyor, devlet müdahale etmeyin diyor, katledilenler “Gerekenler Yapılacak” diye oyalanıyor ancak gereken asla yapılmıyor. Katliam, insanlığın gözü önünde an be an gerçekleşirken, devlet sadece seyrediyor.
Sivas Katliamı sonrası Alevi toplumuna düşen en büyük görev, kendi gücüne ve örgütlülüğüne güvenmek, her geçen gün daha da kenetlenerek birlik ve beraberlik içerisinde davranmaktır. Alevi toplumuna yönelik planlı bir asimilasyon ve kuşatmanın yaşandığı şu günlerde Alevilerin birbirine her zamankinden daha çok sarılması gerekmektedir.
Madımak’ta 35 insanı diri diri yakanlar, şu an otelin altında insanlara kebap sattıran anlayış din, ırk, mezhep… gibi unsurlar üzerinde kardeşi kardeşe düşman etmektedir. Aydınlarımızın katledilişinin üzerinden tam 17 yıl geçmesine rağmen, Madımak’ı bir utanç müzesine dönüştürmeyen iktidarın samimiyetsizliği ise ortadadır. Sivas şehitlerinin ateşe semah dönerken diri diri yakılan bedenleri içimizi yakıyor. Ancak bu 35 can yüreğimizde çiçek çiçek, dalga dalga ve tüm görkemiyle filizleniyor. Bu güzel insanların anısına Sivas’ta düzenlenecek olan ve gene binlerce duyarlı ve güzel insanın katılımıyla gerçekleşecek anma töreni dolayısıyla tüm demokrat aydınları yitirilen canların hasretiyle selamlıyor, aydınlığa dair sorumluluk ve bilincimizle biz CHP’li kadınlar olarak herkesi Sivas Madımak’ta buluşmaya davet ediyoruz.
CHP İstanbul İl Kadın Kolu Yönetimi Adına Başkan Oya TÜMER"
AKP'ye, Gericiliğe ve Faşizme Karşı Sokağa
Özgürlük ve Dayanışma Partisi'nden 2 Temmuz Çağrısı
2 Temmuz 1993 tarihinde Pir Sultan Abdal'ı anmak üzere Sivas'a giden 33 insanımızın Madımak Oteli'nde yakılarak katledilmesinin 17.yılında AKP'ye, Gericiliğe ve Faşizme karşı sokağa çıkıyoruz.
SİVAS:
2 Temmuz 2010 Cuma
MADIMAK ÖNÜ ANMA MİTİNGİ
Yer : Madımak Oteli Önü-Sivas
ÖDP Sivas İl Binası önünde toplanılarak yürüyüşe katılınacaktır.
ANKARA:
2 Temmuz 2010 Cuma
MİTİNG
Yer: Kolej
Saat: 18.00
(Saat 16.00'da Toros Sokak'ta toplanma)
TKP: "Hesap sormak için Sivas'tayız"
TKP İstanbul il örgütü, 17 yıl önce 2 Temmuz 1993'te Sivas'ta gerçekleştirilen katliamın yıldönümünde İstanbul halkını Sivas'a çağıran bir bildiri yayınladı. Bildiride, "2 Temmuz’da sorumlulardan hesap sormak için Sivas’ta olacağız" denildi.
TKP İstanbul il örgütü, 2 Temmuz 1993'te Sivas'ta Madımak Oteli'nde gerçekleştirilen katliamın 17. yıldönümünde yaşamını yitirenleri anmak ve gerici katliamı bir kez daha lanetlemek için Sivas’ta yapılacak mitinge tüm yurttaşların davet edildiği bir bildiri yayınladı.
Bildiride şöyle denildi:
"Bundan tam 17 yıl önce, 2 Temmuz 1993’de, Sivas’ta Madımak Oteli ateşe verildi.
Binlerce polisin ve askerin önünde...
Hiç kimse engel olmadı.
17 yıl önce Sivas Madımak Oteli’nde 37 insanımız hayatını yitirdi. Dönemin Başbakanı Tansu Çiller utanmadan ölen canlarımızı suçladı. Dönemin Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü olayları sadece seyretti. 17 yıl önce sadece 37 insanımız değil ülkemizin aydınlık geleceği ateşe verildi.
O günden bugüne ülkemizde gericilik daha da palazlandı. Bağımsızlık rafa kaldırıldı.
O günün sorumluların tek bir ortak paydası vardı. Ateşe verenlerin, seyirci kalanların, teşvik edenlerin kıblesi ABD idi. Bugün de ülkeyi bir büyük felaketin eşiğine getirenlerin ortak paydası burası.
İktidarı ile, muhalefeti ile hepsinin ortak paydası ABD, oradan ülkeye seslenen gerici odaklar ve cemaatler.
Her şeye rağmen bu ülkenin aydınlık geleceğini karartamayacaklar.
Sivas’ın hesabını bu ülkenin emekçileri, yurtseverleri, devrimcileri kapatmayacak.
Gericiliğe karşı bu ülkenin aydınlık geleceğini savunanlarla yanyana olacağız!
2 Temmuz’da yaşamının yitirenleri anmak ve gerici katliama bir kez daha lanetlemek için Sivas’ta yapılacak mitinge bütün yurttaşlarımızı çağırıyoruz."
Esat'ta 2 Temmuz etkinliği
Ankara Küçükesat halkı Sivas katliamı anmasında buluştu.
Ankara Küçükesat Metin Oktay Mahallesi sakinleri, dün gerçekleştirilen etkinlikle 2 Temmuz Sivas katliamını andılar.
Türkiye Komünist Partisi Çankaya İlçe Örgütü ve Nazım Hikmet Kültür Merkezi Ankara tarafından düzenlenen etkinlik, Metin Oktay Mahallesi’ndeki Özgürlük Parkı’nda gerçekleştirildi. Etkinlikte ilk olarak Onur Kocamaz ve Sercan Öztürk sahne alarak türkülerini Esat mahallesi halkıyla buluşturdular. Müzik dinletisinin ardından TKP adına söz alan Eda Kara, Sivas katliamının sorumlularının bugün iktidarda olduğunu, Sivas’ın hesabının AKP’den sorulacağını belirtti. NHKM adına konuşan Hakan Bulut ise gericiliğin Türkiye’nin ilerici damarlarına saldırmaya devam ettiğini söyleyerek “Hızır paşalara geçit yok” ifadesiyle konuşmasına son verdi. Son konuşmacı olan Eda Nalçacı ise Yurtsever Cepheli Liseliler adına söz alarak, Sivas’ta insanlarımızı yakan zihniyetin aynı zamanda emekçi ailelerine okul kapılarını kapattığını, çocuklarını okutamayan aileleri borç batağına, öğrencileri ise intihara sürüklediğini dile getirdi.
Konuşmaların ardından film gösterimine geçildi ve Nekropsi adlı belgesel-filmin izlenmesiyle etkinlik sona erdi.
EDP 2 Temmuz'da Sivas'ta
Eşitlik ve Demokrasi Partisi, Genel Başkan Ziya Halis’in başkanlığında, 2 Temmuz 1993 yılında yaşanan Sivas katliamını kınamak ve yaşamını yitiren aydın insanlarımızı anmak üzere Sivas’taki törenlere kitlesel katılım gerçekleştireceğini açıkladı.
Eşitlik ve Demokrasi Partisi Sivas İl Başkanlığı’nın açılışının da yapılacağı 2 Temmuz 2010 Cuma günü Eşitlik ve Demokrasi Partisi Merkez Yürütme Kurulu da Sivas’ta toplanacak.
Genel Başkan Ziya Halis, 3 Temmuz 2010 Cumartesi günü Sivas Zara’da Çaypınar Köyü Cemevi açılışına, 4 Temmuz 2010 Pazar günü de İmranlı’da ‘Cogi Baba Festivali’ne katılacak.
Sivas’taki anma törenlerini ve EDP’nin 2 Temmuz 2010 Cuma günü gerçekleştireceği faaliyetleri takip etmek isteyen basın mensupları için EDP Genel Merkezi önünden Sivas’a otobüs kaldırılacak.
2 TEMMUZ 2010 CUMA SİVAS PROGRAMI
Saat 10.00 – 13.00 Sivas Şehitlerini Anma Törenleri
Saat 14.00 – 18.00 EDP İl Başkanlığı Açılışı
İletişim Telefonu: (0312) 447 50 80
Adana'da 2 Temmuz Çağrısı
Adana Alevi Bektaşi Bileşenleri yaptıkları ortak basın açıklaması ile tüm demokrasi ve emek güçlerini 2 Temmuz günü Sivas Madımak Oteli önünde Cem olmaya çağırdı. Adana’da ki siyasi partiler, sendikalar, dernekler ve meslek odalarının destek verdiği ve yaklaşık 300 kişinin katıldığı eylemde basın açıklamasını Adana Alevi Bektaşi Bileşenleri adına Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Adana Şube Başkanı Mikdat Öztürk okudu. Öztürk tarafından okunan basın metninde şu görüşlere yer verildi:
“Değerli basın sevgili canlar
2 Temmuz 1993 tarihinde, Pir Sultan Abdal’ı anmak üzere Sivas’a giden 33 canın Madımak Oteli’nde yakılarak katledilmesi, Ortaçağ vahşetiyle Türkiye’nin aydınlığına, çağdaşlığına, demokrasi ve laikliğe, halkların kardeşliğine, bir arada yaşama kültürüne ve çok kültürlülüğe yapılan bir saldırıydı. Bundan 17 yıl önce Sivas’ta gerçekleşen gerici, şeriatçı, faşist katliam devletin ve güvenlik güçlerinin gözetiminde yaşandı. İnsana, aydınlığa, düşünce özgürlüğüne düşman ırkçı ve şeriatçı güçler, “Şeriat isteriz”, “Cumhuriyet Sivas’ta kuruldu, Sivas’ta yıkılacak” sloganları atarak savunmasız insanları bir otelde kıstırdılar ve oteli ateşe vererek, tarihe karanlık bir sayfa eklediler.
Bu kara leke, Siyasi iktidarların Madımak Oteli’nin müze olmasına ilişkin talepleri görmezden gelen tutumu ve ikiyüzlü politikaları ile daha da büyümektedir. Bu tutumun en az Madımak Katliamı kadar canımızı yakmakta, ruhumuzu incitmektedir.
Bu nedenle Madımak Oteli’ndeki insanlık dışı kıyımın vicdanlarımızda yarattığı utancı hep birlikte temizlemek gerektiğine inanıyor ve bunun salt Alevilerin sorunu olmadığı kanaatini taşıyoruz.
Türkiye, geçmişindeki bu utancı temizlemek, geleceğini de aydınlatmak zorundadır. Bizce bunun çözümü Madımak Oteli’nin müzeye dönüştürülmesi, katliamın karanlıkta kalmış gerçek faillerinin bulunması ve Alevilerden özür dilenmesidir. Yeni Madımaklar yaşamamak için 2 Temmuz’un unutturulması yönündeki girişim ve çabalara set çekmek, toplumun ve devletin yüzleşmesini sağlamak bu açıdan önem taşımaktadır. Bu nedenle, 2 Temmuz’da Sivas’ta yapılan anmalar önem arz etmektedir.
Alevi Örgütleri, 17 yıldır kararlı bir şekilde Madımak katliamının, sadece Madımak’ın da değil, bir arada yaşama kültürünü tahrip eden karanlıkta kalmış bütün katliamların aydınlığa kavuşturulması için mücadele veriyor ve laikliği, bireyin ve emeğin özgürleştirilmesini, devletin demokratikleştirilmesini savunan güçlerle omuz omuza olmayı önemsiyor. Omuz omuza verdiğimiz mücadelede dostlarımızı şimdi 2 Temmuz’da Madımak Oteli önünde görmek istiyoruz.
Her yıl olduğu gibi bu yıl da 2 Temmuz’da Madımak Oteli’nde karanfillerimizi bırakıp kaybettiğimiz değerleri anacağız. Madımak Oteli’nin müzeye dönüştürülmesine ilişkin mücadelede kararlılığımızı bir kez daha göstereceğiz.
Anma töreninde aramızda sizleri de görmeyi arzuluyoruz. Vereceğiniz desteğin, farklı kültürlerin ve inançların bir arada yaşayabileceği bir Türkiye özleminin gerçekleşmesine katkı sunacağını, Madımak katliamını unutturmak isteyen çevrelere etkili bir cevap olacağına inanıyoruz. Çünkü bizler madımakta yanan yakılan canlarımızın yaydıkları ışığının Türkiye yi aydınlatacağına inanıyoruz.
GELİN “Demokratik, özgür ve daha aydınlık bir Türkiye için 1 Temmuz 2010 Perşembe günü istasyon meydanından akşam saat 22.00 de cem olup Sıvasa hareket edelim. 2 Temmuz Cuma günü saat 10.00 da Sivas’ta Madımak önünde buluşmak üzere…” Gelin canlar bir olalım, münkire kılıç çalalım, mazlumun hakkın alalım diyor, Saygılar sunuyoruz.”