22.03.11 11:06 zaman: 6 yrs

Frankfurt Alevi Kültür Merkezi - Cemevi 1700 Kitabi bulunan Kütüphanesinin açılışını yaptı…

 

18 Mart 2011, Cumartesi günü saat 18:00 de 50 kişiye yakın bir katılımcıyla Frankfurt Alevi Kültür Merkezi – Cemevi Kütüphanesi açıldı.

Frankfurt Alevi Kültür Merkezi - Cemevi
1700 Kitabi bulunan Kütüphanesinin açılışını yaptı…

 

18 Mart 2011, Cumartesi günü saat 18:00 de 50 kişiye yakın bir katılımcıyla Frankfurt Alevi Kültür Merkezi – Cemevi Kütüphanesi açıldı.

Merkez Başkanı Halil Özdemir misafirleri selamladı ve Alevi Kültür Merkezinde Kütüphanenin önemini vurguladı.

Daha sonra Kütüphane Kolu Başkanı Mazlum Gürer misafirleri selamladıktan sonra, bilgi edinmenin Kitap okumak ile olduğunu, çağımızın bilgi çağı olduğunu vurguladı ve devam ederek…

,,Okumak, doğduğu andan itibaren birçok eğitim süreci geçiren insan için en kolay ve etkili öğrenme yoludur. Gelişmis ülke toplumları günümüzde daha fazla okuma alışkanlığına sahip olmanın avantajlarını her alanda yaşamaktadırlar, geri kalmış toplumların karşılaştıkları sorunların birçoğunun kaynağında eğitimsizlik yer almaktadır.

Hz. Ali Efendimizin ,, İki sey vardır ki sonu bulunmaz… İLİM ve AKIL‘‘ sözleri ile konuşmasını sonlandıran Mazlum Gürer sözü ,,Bedel‘‘ kitabının yazarı Mehmet Ergeç´e bıraktı.

Yazar Mehmet Ergeç kitabından okuduğu güzel satırlarla konuşmasına devam etti ve bir şiirle konuşmasını sonlandırdı.

Bütün Misafirlere Kitaplar hediye edilerek Kütüphane açılışının hemen ardından eski TÖB-DER Yöneticisi ve emekli Öğretmen  Tekin Üstün tarafından ,,Diyanet İşleri Başkanlığı günümüzde gerekli mi?‘‘ başlığı altında bir Konferans verildi. Konferansta 1920 yıllarda Cumhuriyet kadrolarınca kaldırılan, halifelikten boşalan alanın doldurulmak istendiği, kendi istekleri doğrultusunda dini hayata müdehale ettikleri, 1945 li yıllara kadar durumun böyle devam ettiğini ve 1965 ve 1985 li yıllarlarda çıkarılan kanunlarla, Diyanet İşlerinin köklü bir Kurum haline getirildiği ve dini açıdan Sünni mezhebine ve Sünniliğinde Hanefilik koluna hizmet sunduğunun, laik bir sistemde devletin dini hayata karışmaması, sadece gözlemci ve hakem rolü oynaması gerektiğinin altı çizildi…

Redaksiyon